Lyrics and TranslationGood News

Mac Miller

Last update on: January 10, 2020

Original Lyrics

turkishTranslation in Turkish

I spent the whole day in my head
Tüm günü kafamın içinde geçirdim
Do a little spring cleaning
Küçük bir bahar temizliği yaptım
I'm always too busy dreaming
Hep hayal etmekle meşgulüm
Well, maybe I should wake up instead
Yani, belki de uyanmalıyım bunun yerine
A lot of things I regret, but I just say I forget
Pişman olduğum tüm şeyler, ama sadece unuttuğumu söylüyorum
Why can't it just be easy?
Neden bu sadece kolay olamıyor ?
Why does everybody need me to stay?
Neden herkesin kalmama ihtiyacı var ?
Well I hate the feeling
Işte bu histen nefret ediyorum
When you're high but you're underneath the ceiling
Yüksekte ama çatının altında olduğun zaman
Got the cards in my hand, I hate dealing
Kafamda kartlar var, yüzleşmeye korkuyorum
Get everything I need then I'm gone
Ihtiyacım olan her şeyi alıyorum sonra gitmiş olacağım
But it ain't stealing, can I get a break?
Ama çalmıyorum, ara verebilir miyim ?
I wish that I could just, get out my goddamn way
Keşke yalnızca becerebilseydim, kendi lanet yolumla gitmeyi
What is there to say?
Söylenecek ne kaldı ?
There ain't a better time in the day
Günde bundan daha bir zaman yok
Maybe I'll lay down for a little
Belki birazcık uzanırım
Instead of always trying to figure everything out
Her şeyi halletmeye çalışmak yerine
And all I do is say sorry
Ve tek yapabildiğim özür dilemek
Half the time I don't even know what I'm saying it about
Zamanın yarısında ne söylediğimi bile bilmiyorum
Good news, good news, good news
Iyi haberler, iyi haberler, iyi haberler
That's all they wanna hear
Onların tüm duymak istediği bu
No, they don't like it when I'm down
Hayır, onlar ben çökmüş olduğumda bundan hoşlanmıyorlar
But when I'm flying, oh it make 'em so uncomfortable
Ama ben uçuyorken, oh bu onları çok rahatsız ediyor
So different, what's the difference?
çok farklı, fark nerede ?
When it ain't that bad
Bu o kadar kötü değilken
It could always be worse
Her zaman daha kötüsü olabilirdi
I'm running out of gas, hardly anything left
Gazdan uzaklaşıyorum, geriye hiçbir şey kalmadı
Hope I make it home from work
Umarım bunu evden işe kadar sürdürebilirim
So tired of being so tired
Yorgun olmaktan çok yoruldum

That's all they wanna hearMac Miller

Why I gotta build something beautiful just to go set it on fire?
Neden sırf ateşe vermek için güzel bir şey inşa etmeliyim ?
I'm no liar but
Yalancı değilim ama
Sometimes the truth don't sound like the truth
Bazen doğrular gerçekten doğruymuş gibi gelmiyor
Maybe 'cause it ain't
Belki de olmadığı içindir
I just love the way it sound when I say it, yeah
Sadece bunu söylediğimde olan sesi seviyorum, evet
So what I do? If you know me it ain't anything new
Yani ne yapayım? beni tanıyorsan bu yeni bir şey değil
Wake up to the moon, haven't seen the sun in a while
Aya uyandım, güneşi bir süredir görmedim
But I heard that the sky is still blue
Ama duydum ki gökyüzü hala maviymiş
Heard they don't talk about me too much, no more
Duydum ki onlar benim hakkımda o kadar fazla konuşmuyorlarmış
That's the problem with a closed door
Bu kapalı bir kapıyla olan bir sorun işte
Good news, good news, good news
Iyi haberler, iyi haberler, iyi haberler
That's all they wanna hear
Onların tüm duymak istediği bu
No, they don't like it when I'm down
Hayır, onlar ben çökmüş olduğumda bundan hoşlanmıyorlar
When I'm flying oh, it make 'em so uncomfortable
Ben uçarken, evet, bu onları çok rahatsız ediyor
So different, what's the difference?
çok farklı, fark nerede ?
There's a whole lot more for me waiting on the other side
Benim için diğer tarafta bekleyen birçok koca şey var
I'm always wondering, if it feel like summer
Hep merak ederim, yaz gibi mi hissettiriyor diye
I know maybe I'm too late I could make it there some other time
Biliyorum belki de çok geç kaldım, oraya başka zaman ulaşırım
Then I'll finally discover
Sonra nihayet keşfedeceğim
That there's a whole lot more for me waiting
Beni bekleyen birçok büyük şey olduğunu
That there's a whole lot more for me waiting
Beni bekleyen birçok büyük şey olduğunu
I know maybe I'm too late, I could make it there some other time
Biliyorum belki de çok geç kaldım, oraya başka zaman ulaşırım
Then I'll finally discover
Sonra nihayet keşfedeceğim
That it ain't that bad
O kadar da kötü olmadığını
Ain't so bad
O kadar kötü değil
When it ain't that bad
Bu o kadar kötü değilken
At least it don't gotta be no more
En azından artık olmak zorunda değil
No more, no more, no more, no more
Artık, artık, artık, artık
No more, no more, no more, no more
Artık, artık, artık, artık
No more
Artık
  • 136

Last activities

Synced byAlan Aguilar
Translated byWojciech Syroka

Musixmatch for Spotify and
iTunes is now available for
your computer

Download now